Bir ürünün etiketine “şekersiz”, “düşük yağlı”, “light” ya da “%30 daha az tuzlu” yazmak, bu kümedeki diğer başlıkların hiçbirine benzemeyen bir iş. Burada başvuracağınız bir şema, alacağınız bir logo, kapınıza gelecek bir denetçi yok. Karşınızda yalnızca bir tablo var ve o tablodaki sayıyı ya tutturmuşsunuzdur ya tutturmamışsınızdır.

- Beslenme beyanı belge değildir
- Ek-1 ne diyor?
- "Şekersiz" ile "ilave şeker içermez" aynı şey değil
- Karşılaştırmalı beyan: en çok hata yapılan alan
- Kimler için gerekli?
- Süreç ve süreler
- Uygunluk teyidinde neler incelenir?
- Eşdeğer ifadeler: "light" gerçekte ne demek?
- Beslenme beyanı mı, sağlık beyanı mı?
- Maliyeti etkileyen faktörler
- Sık yapılan hatalar
- Sıkça sorulan sorular
- İlgili belgeler
- İletişim
Beslenme beyanı belge değildir
Danışanlarımızla bu konuyu konuşurken en sık düzeltmek zorunda kaldığımız şey bu, o yüzden baştan söyleyeyim: “şekersiz belgesi” diye bir şey yok. “Tuzsuz belgesi”, “kalorisi azaltılmış sertifikası” da yok.
Bunlar beslenme beyanı. Yani gönüllü bir şemaya başvurup logo aldığınız bir süreç değil, mevzuatın sayısal koşulunu sağlayıp sağlamadığınızın bir meselesi. Türk Gıda Kodeksi Beslenme Beyanları Yönetmeliği (RG 20.04.2023, sayı 32169) hangi beyanın hangi koşulla yapılabileceğini Ek-1‘inde tek tek sayıyor. O listede olmayan bir ifadeyi etikete yazamazsınız; listede olan bir ifadeyi de ancak karşısındaki sayıyı sağlıyorsanız yazabilirsiniz.
Piyasada bu başlığın “belge” diye satıldığını görüyoruz ve bu üreticiyi iki kez yanıltıyor. Bir kere ihtiyacı olmayan bir şeye para ödüyor. İkincisi ve daha önemlisi, gerçekten yapması gereken işi, yani hesabı doğru bazda kurup verinin kaynağını kayıt altına almayı, bir başkası hallediyor sanarak erteliyor; böylece ödeme yapılmış olmasına rağmen etiket riski ilk günkü yerinde duruyor.
O hâlde bizim rolümüz ne? Beyanınızın koşulu sağladığını, hesabın doğru kurulduğunu ve etiketin kendi içinde çelişmediğini bağımsız olarak teyit etmek. Bu bir belgelendirme değil, bir uygunluk teyididir. Aynı ayrım kümenin tamamı için geçerli; yokluk beyanı belgeleri rehberi hangi başlığın hangi rejime girdiğini toplu olarak gösteriyor.
Ek-1 ne diyor?
Aşağıdaki tablo Ek-1’in en çok kullanılan satırlarından oluşuyor. Değerler satışa sunulan veya üretici talimatına göre hazırlanmış tüketime hazır gıda üzerinden hesaplanır.
| Beyan | Koşul |
|---|---|
| Düşük enerjili | 100 g katı gıdada ≤ 40 kcal (170 kJ) veya 100 mL sıvı gıdada ≤ 20 kcal (80 kJ) |
| Enerjisiz / Kalorisiz | 100 mL sıvı gıdada ≤ 4 kcal (17 kJ) |
| Düşük yağlı / Az yağlı | 100 g katıda ≤ 3 g veya 100 mL sıvıda ≤ 1,5 g |
| Yağsız | 100 g katı veya 100 mL sıvıda ≤ 0,5 g |
| Düşük doymuş yağ | Doymuş + trans toplamı 100 g katıda ≤ 1,5 g veya 100 mL sıvıda ≤ 0,75 g ve bu toplamın enerjisi, toplam enerjinin %10’unu aşmamalı |
| Doymuş yağ içermez | Doymuş + trans toplamı ≤ 0,1 g |
| Düşük şekerli | 100 g katıda ≤ 5 g veya 100 mL sıvıda ≤ 2,5 g |
| Şekersiz | 100 g katı veya 100 mL sıvıda ≤ 0,5 g |
| Düşük sodyumlu / tuzlu | ≤ 0,12 g sodyum veya ≤ 0,31 g tuz |
| Çok düşük sodyumlu / tuzlu | ≤ 0,04 g sodyum veya ≤ 0,1 g tuz |
| Sodyumsuz / Tuzsuz | ≤ 0,005 g sodyum veya ≤ 0,013 g tuz |
| Lif kaynağı | 100 g’da ≥ 3 g veya 100 kcal’de ≥ 1,5 g |
| Yüksek lif | 100 g’da ≥ 6 g veya 100 kcal’de ≥ 3 g |
| Protein kaynağı | Enerjinin ≥ %12’si proteinden |
| Yüksek protein | Enerjinin ≥ %20’si proteinden |
| Azaltılmış / Daha az | Benzer ürüne göre ≥ %30 azalma — sodyum/tuzda ≥ %25 |
Tabloya bakarken iki şeyi kaçırmayın.
Birincisi, katı ve sıvı için ayrı bazlar var ve ikisi birbirinin yarısı değil. Şekersizde her ikisi de 0,5 g iken düşük şekerlide katı 5 g, sıvı 2,5 g. Ürününüz hangi kategoriye giriyorsa onun satırını okuyun.
İkincisi, bazı beyanlarda iki koşulun birden sağlanması gerekiyor. Düşük doymuş yağda hem gram sınırını tutturacak hem de o yağın sağladığı enerjinin toplam enerjinin %10’unu aşmadığını göstereceksiniz. Tek koşula bakıp geçmek, sahada gördüğümüz uygunsuzlukların iyi bir bölümünü açıklıyor.
Bir de listede olmayanlar var ve bu en az tablonun kendisi kadar önemli. Ek-1’de “laktozsuz”, “düşük laktozlu” ve “kafeinsiz” beyanları yer almıyor. Bunlar beslenme beyanı değil; kendi mevzuat rejimleri var. Laktozsuz ürün belgelendirmesi sayfamızda bu boşluğun neden önemli olduğunu ayrıca anlattık.
“Şekersiz” ile “ilave şeker içermez” aynı şey değil
Bu ikisi etikette en çok karıştırılan çift ve karıştırılması yanıltıcı beyan doğuruyor.
Şekersiz bir sayı beyanıdır: üründe 100 g veya 100 mL başına 0,5 gramdan fazla şeker bulunmayacak. Şekerin nereden geldiği fark etmez, toplam miktara bakılır.
İlave şeker içermez ise bir süreç beyanıdır ve sayıyla değil, ne eklemediğinizle ilgilidir. Kılavuz burada oldukça ayrıntılı. Ürüne mono- veya disakkarit eklenmemiş olmalı; tatlandırma özelliği taşıyan başka bir gıda da eklenmemiş olmalı. Yasak listesi sandığınızdan geniş: sakaroz ve glukozun yanında pekmez, bal, melas, hurma şurubu, agave şurubu, Hindistan cevizi şurubu, mısır şurubu, meyveli şurup ve meyve suyu konsantresi de bu kapsamda.
Devamı var. Ürününüz, şeker ilave edilerek üretilmiş hiçbir bileşen içermemeli: reçel, jöle, şekerli çikolata, şekerle kaplanmış meyve parçası gibi. Ayrıca gıdanın şeker içeriğini herhangi bir yolla mevcut miktarının üzerine çıkarmamış olmanız gerekiyor; kılavuzun verdiği örneklerden biri, şekerleri serbest bırakmak amacıyla nişastayı hidrolize eden enzim kullanımının bu kapsama girmesi.
Küçük ama değerli bir istisna: şeker serbest bırakmak için değil, farklı bir teknolojik amaçla kullanılan laktaz enzimi gibi enzimler bu kapsamda değerlendirilmiyor. Laktozsuz ürününde bu beyanı da kullanmak isteyen üretici için bu satır belirleyici.
Bir de çoğu üreticinin son anda öğrendiği bir yükümlülük var. “İlave şeker içermez” beyanı yapıyorsanız ve ürün doğal olarak şeker içeriyorsa, etikette “DOĞAL OLARAK ŞEKER İÇERİR.” ifadesi yer almak zorunda; üstelik biçim şartlarıyla birlikte, yani büyük harflerle, beyanın yapıldığı her yerde, aynı yazı tipi ve aynı stilde, arka plan rengiyle kontrast oluşturacak biçimde. Ambalaj tasarımını bu satırı bilmeden kesinleştirirseniz baskıya gitmeden geri dönersiniz.
Şeker ikamesi olarak bal ya da meyve suyu konsantresi kullanıyorsanız beyanı yapamazsınız, ama tüketiciyi bilgilendirmek için “… ile tatlandırılmıştır”, “şekeri meyveden” gibi ifadeleri kullanabilirsiniz. Beyan değil, açıklamadır; ikisini karıştırmayın.
Karşılaştırmalı beyan: en çok hata yapılan alan
“%30 daha az şekerli”, “artırılmış lif”, “azaltılmış tuz” gibi ifadeler karşılaştırmalı beyandır ve kendi kural seti vardır. Kılavuzun en ayrıntılı bölümü burası, çünkü sahada en çok burada hata yapılıyor.
Neye göre karşılaştırdığınız serbest değil. Karşılaştırma yalnızca aynı kategorideki aynı ürün adına sahip gıdalar arasında yapılabilir. Yoğurdu peynirle, pudingi çikolatayla, tereyağını margarinle kıyaslayamazsınız. Kılavuzun verdiği örnekler bu sınırın ne kadar dar çizildiğini gösteriyor: kaplamasız kek kaplamalı kekle, kremalı bisküvi sade bisküviyle, mercimek çorbası mantar çorbasıyla karşılaştırılamaz. Buna karşılık meyveli kekler meyve çeşidine bakılmaksızın birbiriyle karşılaştırılabiliyor; ancak birinde meyve kekin içindeyken diğerinde dolgusunda yer alıyorsa o iki ürün de birbirine referans olamıyor.
Referans ürün, daha önce karşılaştırma yapmış bir ürün olamaz. Bu kural çok atlanıyor. Rakibinizin ürününde zaten “%30 şekeri azaltılmıştır” yazıyorsa, o ürünü kendinize referans alamazsınız. Kılavuz bunu açıkça yazıyor.
Piyasada aynı adla ürün yoksa benzer ürünlere bakılır ve piyasanın çoğunluğunu temsil eden ürünlerin aritmetik ortalaması alınır. Tek bir rakip ürünü seçip ona göre hesap yapmak geçerli değil.
Etikette referansı belirtmek zorundasınız. “%30 daha fazla lif” yazdıysanız, etiketin bir yerinde neye göre karşılaştırdığınız yer almalı: “Bu üründeki lif miktarı piyasadaki mercimek çorbalarının ortalaması ile karşılaştırılmıştır.” gibi.
Bir de sodyuma özgü bir incelik var. Azaltılmış sodyum beyanı için referans aldığınız ürünlerde “düşük” veya “çok düşük” sodyum beyanı varsa, ya da beyan yapılmamış ama koşulu zaten taşıyorsa, o ürünler referans olarak kullanılamaz. Yani zaten düşük sodyumlu bir ürünü referans alıp “%25 azalttım” diyemezsiniz.
Kılavuzun kendi verdiği örnek
Bu bölümün en öğretici kısmı, kılavuzdaki lif örneği. Aktarmaya değer, çünkü karşılaştırmalı beyanın gizli tuzağını gösteriyor.
Hazır çorbada “artırılmış lif” beyanı yapmak istiyorsunuz. Artırılmış beyanı için iki koşul birden gerekiyor: benzer ürüne göre en az %30 daha fazla lif ve ayrıca “kaynak” beyanının değerini de sağlamak, yani 100 g’da en az 3 g lif. Piyasadaki mercimek çorbalarının ortalama lif oranı %2 ise, sizin %30 artırılmış ürününüz %2,6 olur. Bu oran %3’ün altında kaldığı için kaynak beyanı sağlanmaz ve “artırılmış lif” beyanı yapılamaz; yani %30’luk artışı laboratuvarda gerçekten başarmış olmanıza rağmen etikete yazamazsınız.
Aynı mantık protein için de işliyor. Artırılmış ve azaltılmış beyanlarında yalnızca yüzdeyi hesaplayıp durmak, doğru görünen ama geçersiz bir etiket üretir.
Kimler için gerekli?
Etiketinde beslenme beyanı taşıyan her gıda üreticisi bu teyide muhatap. Ama pratikte işi en çok olan üç grup var.
Reformülasyon yapanlar. Şekerini, tuzunu veya yağını düşürüp bunu rafta görünür kılmak isteyen üreticiler. Burada hesabın ve referansın doğru kurulması, aylar süren bir reçete çalışmasının sonunda ambalaja yazılacak cümlenin ayakta kalıp kalmayacağını belirliyor.
Zincir perakendeye ve özel markalı üretim yapanlar. Alıcı çoğu zaman etiket dosyasını ve beyanın arkasındaki hesabı istiyor; bağımsız bir teyit o görüşmeyi kısaltıyor.
İhracatçılar. Türkiye’nin Ek-1’i AB uygulamasıyla büyük ölçüde örtüşüyor, ama hedef ülkenin kendi eşiklerini ve zorunlu ifadelerini ayrıca kontrol etmeniz gerekir. Aynı etiketin iki pazarda birden geçerli olduğunu varsaymak risklidir.
Takviye edici gıda üretiyorsanız beslenme bildiriminiz ilgili mevzuata göre yapılır ve kuralları farklıdır; sporcu gıdası tarafını doping free belgesi sayfasında ele aldık.
Süreç ve süreler
1. Beyan envanteri — 3–5 iş günü Ürün gamınızdaki hangi etiketlerde hangi beyanlar var, hangileri karşılaştırmalı. Görseller ve ürün adları da bu listeye giriyor.
2. Veri kaynağının belirlenmesi — 1 hafta Her beyan için besin değeri hesapla mı bulundu, analizle mi; hangi veri tabanı ya da hangi laboratuvar ve yöntem.
3. Hesap kontrolü — 1–2 hafta Ek-1 koşulunun doğru bazda gösterilmesi. En çok zaman burada geçiyor, çünkü çoğu dosyada hesap porsiyon üzerinden kurulmuş oluyor ve 100 g bazına çevrilmesi gerekiyor.
4. Karşılaştırmalı beyanların referans incelemesi — 1–2 hafta Varsa: referans ürün seçimi, piyasa ortalamasının alınışı ve etikette gösterimi.
5. Etiket uygunluk kontrolü — 1 hafta Beyan ile beslenme bildirimi arasındaki tutarlılık, zorunlu ifadeler, eşdeğer ifadelerin kullanımı.
6. Teyit raporu — 1 hafta
Toplam süre: besin değeri verileri hazır bir dosyada 4–6 hafta. Analiz yaptırılması gerekiyorsa laboratuvar süresi ekleniyor. Karşılaştırmalı beyan varsa ve piyasa taraması sıfırdan yapılacaksa süre uzuyor.
Uygunluk teyidinde neler incelenir?
Besin değeri verisinin kaynağı. Değerler hesapla mı elde edildi, analizle mi? Hesapsa hangi veri tabanının hangi sürümü kullanıldı ve bileşen oranları güncel reçeteyle uyuşuyor mu? Bu soruya net cevap veremeyen bir dosyada geri kalan her şey havada kalıyor.
Analiz raporunun yöntem uygunluğu. Sodyum için kullanılan yöntemle şeker için kullanılan yöntem aynı değil. Raporda hangi parametrenin hangi yöntemle ölçüldüğünün ve o yöntemin sizin ürün matrisiniz için valide edilmiş olduğunun yazılı biçimde yer alması gerekiyor; laboratuvarın sözlü teyidi, etiket dosyasını savunmanız gereken bir durumda size hiçbir şey kazandırmaz.
Koşulun doğru bazda gösterilmesi. Ek-1 değerleri 100 g veya 100 mL üzerinden tanımlı. Hesabın bu bazda kurulduğunu, katı-sıvı ayrımının doğru yapıldığını ve gerekiyorsa ikinci koşulun da gösterildiğini arıyoruz.
Değerlendirmenin hangi hâl üzerinden yapıldığı. Kılavuz üç durum tanımlıyor: doğrudan tüketilen gıdalarda satışa sunulan hâl esas alınır; hem doğrudan hem hazırlanarak tüketilebilenlerde ikisinden biri; toz çorba gibi doğrudan tüketilemeyen gıdalarda ise yalnızca hazırlanmış hâl. Yanlış hâl üzerinden kurulan bir hesap, sayıları doğru olsa bile geçersizdir.
Porsiyon tanımı. Beyan koşulu porsiyona göre veriliyorsa, TGK Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nin Ek-12‘sindeki porsiyon büyüklükleri esas alınır. Ürünün tüketim birimi porsiyondan küçükse koşul tüketim birimi üzerinden sağlanır.
Karşılaştırmalı beyanlarda referans dosyası. Hangi ürünler referans alındı, ortalama nasıl hesaplandı, referans ürünlerin kendileri beyan taşıyor mu ve etikette bu referans nasıl gösterildi.
Tolerans yönetimi. Beyan edilen değerle ölçülen değer arasında kabul edilebilir bir sapma bulunur; kuralları TGK Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’nun tolerans bölümünde tanımlıdır. Buradaki kritik nokta şu: tolerans, beslenme bildirimindeki değer için bir esneklik sağlar, beyan koşulunu tutturamamanız için bir mazeret oluşturmaz. Ürününüz 0,5 g eşiğinin üstündeyse “tolerans içinde kalıyor” savunması iş görmez.
Reformülasyon kayıtları. Reçete en son ne zaman değişti ve o değişiklikten sonra beyan yeniden hesaplandı mı? Etiket dosyalarında en sık rastladığımız sessiz uygunsuzluk bu: bileşen oranı küçük bir maliyet çalışması sırasında değiştiriliyor, kimse etiketi yeniden hesaplamayı düşünmüyor ve ürün aylarca artık sağlamadığı bir beyanla raflarda kalıyor.
Etiket tutarlılığı. Beyan ile beslenme bildirimi tablosunun birbiriyle çelişmemesi, zorunlu ifadelerin eksiksiz olması ve beslenme beyanı yapılan üründe beslenme bildiriminin bulunması. Bildirim zorunlu; beyan yapıp tabloyu koymamak tek başına uygunsuzluk sebebi.
Marka adı, özel isim ve görseller. Kılavuz bunları da kapsama alıyor. Ürün adınız ya da ambalajdaki bir görsel beslenme beyanı olarak yorumlanabiliyorsa, ilgili koşulu sağlamanız ve beyanın kendisini de yapmanız gerekiyor.
Beslenme beyanı ile sağlık beyanı ayrımı. Bu iki alan farklı mevzuata ve farklı kurum yetkisine tabi. Ayrımın nerede olduğunu aşağıda ayrıca ele alıyorum.
Eşdeğer ifadeler: “light” gerçekte ne demek?
Kılavuz, beyan ifadelerinin yerine anlamı değiştirmeyecek eşdeğer ifadeler kullanılmasına izin veriyor. Pratikte bu, etikette gördüğünüz pek çok kelimenin aslında Ek-1’deki bir satıra bağlı olduğu anlamına geliyor.
- “Light” ve “hafif” → azaltılmış beyanının karşılığı. Yani benzer ürüne göre en az %30 (tuzda %25) azalma göstermek zorundasınız ve ilgili beyanın da etikette yer alması gerekiyor.
- “C vitaminli”, “lifli”, “çinkolu” → kaynak beyanının karşılığı. Kulağa masum gelen bu ifadeler kaynak beyan koşuluna tabi.
- “Zenginleştirilmiş lif”, “C vitaminince zengin” → yüksek beyanının karşılığı.
- “Bol” → Ek-1’in kendi dipnotu, “yüksek” yerine bu ifadenin kullanılabileceğini söylüyor.
Buradan çıkan pratik sonuç şu: pazarlama ekibinizin ambalaja yazdığı her sıfat, farkında olmadan bir Ek-1 satırını tetikliyor olabilir. Tasarım kesinleşmeden önce bu kelimelerin taranması, sonradan yapılacak her düzeltmeden ucuz.
Gıdanız koşulu doğal olarak karşılıyorsa beyanın önüne “doğal olarak” ekleyebilirsiniz.
Beslenme beyanı mı, sağlık beyanı mı?
Bu ayrım yetki alanını değiştirdiği için önemli.
Beslenme beyanı, gıdanın besleyici özelliklerine ilişkin bir ifadedir: “düşük yağlı”, “lif kaynağı”, “şekersiz”. Beslenme Beyanları Yönetmeliği’ne tabidir ve Ek-1’deki koşula bağlıdır.
Sağlık beyanı ise gıda ile sağlık arasında ilişki kurar: bir besin öğesinin vücut fonksiyonuna katkısını, hastalık riskini azaltmasını ya da çocuk gelişimine etkisini ifade eder. Ayrı bir mevzuat rejimine tabidir ve kullanımı çok daha kısıtlıdır.
Sınır her zaman göründüğü kadar net değil. “Kalsiyum kaynağı” beslenme beyanıdır; “kemik sağlığını destekler” sağlık beyanı alanına geçer. İkisini aynı ambalajda kullanacaksanız her birinin kendi rejimine uygunluğunu ayrı göstermeniz gerekir.
Maliyeti etkileyen faktörler
- Beyan taşıyan ürün sayısı — maliyeti belirleyen ilk değişken
- Karşılaştırmalı beyan olup olmaması — piyasa taraması ve referans dosyası ayrı bir iş kalemi
- Besin değeri verisinin durumu — hesap hazırsa hızlı, analiz gerekiyorsa laboratuvar maliyeti eklenir
- Analiz parametresi sayısı — sodyum, şeker, yağ ve lif ayrı yöntemler demek
- Reçete karmaşıklığı — çok bileşenli üründe hesabın kurulması uzun sürer
- Etiket sayısı — aynı beyan farklı ambalaj boyutlarında tekrar ediyorsa her biri kontrol edilir
- Mevcut sistem belgeleri — ISO 22000 belgeniz varsa reçete ve parti kayıtları düzenli olduğu için veri toplama aşaması kısalır
Ürün listenizi ve mevcut etiket görsellerinizi ilettiğinizde net bir teklif hazırlıyoruz.
Sık yapılan hatalar
Beslenme beyanını “belge” sanmak. Şekersiz veya tuzsuz için alınacak bir belge yok. Gereken şey hesabın doğru kurulması ve kaydının tutulmasıdır.
Ek-1’de olmayan ifade uydurmak. “Şeker dostu”, “hafifletilmiş”, “az kalorili formül” gibi ifadeler listede yok. Listede olmayan bir beyan, koşulu sağlasanız bile yapılamaz.
“Şekersiz” ile “ilave şeker içermez”i karıştırmak. Biri sayı beyanı, diğeri süreç beyanı. Bal veya meyve suyu konsantresiyle tatlandırılmış bir ürün ikincisini yapamaz.
“DOĞAL OLARAK ŞEKER İÇERİR.” ifadesini atlamak. İlave şeker içermez beyanı yapıp doğal şeker taşıyan bir üründe bu ifade zorunludur ve biçim şartları vardır: büyük harf, aynı yazı tipi, arka planla kontrast ve beyanın geçtiği her yer.
Porsiyon bazında hesaplayıp 100 g bazını atlamak. Ek-1 koşulları 100 g veya 100 mL üzerinden tanımlı. Porsiyon, ancak beyan koşulu porsiyona göre verilmişse devreye girer.
Karşılaştırmayı uygun olmayan ürünle yapmak. Kremalı bisküviyi sade bisküviyle, kaplamalı keki kaplamasız kekle kıyaslamak geçersizdir. Kategori ve ürün adı tutmak zorunda.
Zaten beyan taşıyan bir ürünü referans almak. Referans ürün, daha önce karşılaştırma yapmış bir ürün olamaz.
Artırılmış beyanında kaynak koşulunu unutmak. %30’luk artışı sağlamak tek başına yetmiyor; kaynak beyanının değeri de tutmalı.
Reformülasyondan sonra beyanı güncellememek. Reçete değişti, etiket eski hesapla devam ediyor. Sessiz ilerlediği için en tehlikeli olanı bu.
Beslenme beyanı ile sağlık beyanını karıştırmak. İkisi ayrı rejim, ayrı yetki alanı. Aynı ambalajda kullanılacaksa her biri ayrı değerlendirilir.
Sıkça sorulan sorular
İlgili belgeler
Beslenme beyanı, bir maddenin yokluğunu ya da azlığını iddia etmesi bakımından aynı aileye giriyor; ancak doğrulaması tesiste değil kâğıt üzerinde yapılıyor. Ailenin tamamı için yokluk beyanı belgeleri rehberimize bakabilirsiniz.
- Laktozsuz ürün belgesi — laktozsuz Ek-1’de yer almıyor; neden ayrı bir rejim olduğu orada
- Glutensiz ürün belgesi — glutensiz beyanı da Ek-1’de değil, etiketleme mevzuatının ayrı bir ekinde tanımlı
- Doping free belgesi — sporcu gıdası ve takviye edici gıdada beyan kurgusu
- Vegan belgesi — mevzuatta tanımı olmayan bir beyanın nasıl savunulduğu
- ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sistemi — reçete ve parti kaydı altyapısı
İletişim
Etiketinizde beslenme beyanı varsa ve hesabın doğru kurulduğundan emin olmak istiyorsanız, ürün listeniz ve etiket görsellerinizle bize ulaşın.
M&A Belgelendirme ve Mühendislik Hizmetleri Cevizlidere Mah. 1246/1 Sk. No:3/17 Paradise Rezidans, Çankaya / Ankara
Telefon: +90 312 512 60 69 WhatsApp: +90 542 552 01 82 E-posta: info@mabelgelendirme.com
